SİNGAPUR KONVANSİYONU’NUN TÜRKİYE’YE SAĞLADIĞI AVANTAJLARIN KAMU DİPLOMASİSİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

08 Ekim 2025 Çarşamba

SİNGAPUR KONVANSİYONU’NUN TÜRKİYE’YE SAĞLADIĞI AVANTAJLARIN KAMU

DİPLOMASİSİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Hülya DEMİR YALEZE1

Türkiye’de arabuluculuk kavramı kültürel olarak köklü bir geçmişe sahiptir. Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kurumu ise 2012 yılında kanunlaştırılmış ve henüz gelişme imkânı bulan bir müessesedir.

Uyuşmazlık alanlarından biri olan ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk uygulamaları, yaygınlaşması amacıyla 2019 yılında yapılan düzenleme ile dava şartı haline getirilmiştir. Ulusal olarak geliştirilmeye çalışılan ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk kurumunun uluslararası alanda da uygulanabilmesi için aynı yıl hukuki bir zemin hazırlanmış ve Singapur Sözleşmesi imzalanmıştır. Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL) tarafından oluşturulan, uluslararası nitelik taşıyan, ticari uyuşmazlıklara arabuluculuk vasıtasıyla çözüm bulmaya teşvik eden, uygulamada yeknesaklık ve icra edilebilirlik noktasında uluslararası düzeyde kabul görme maksadıyla hazırlanan bir sözleşme olarak ifade edilebilecek olan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonu diğer bir ifadeyle Singapur Konvansiyonu, Türkiye’de 2022 yılında ise resmi olarak yürürlüğe girmiştir. Diplomasi kavramı, hükümetler arası ilişkileri tesis eden; diplomatlar tarafından ifa edilen hukuki, siyasi, askeri, ticari iletişimi kapsamaktadır. Kamu diplomasisinde ise hedef kitle yalnızca diğer hükümetler değil aynı zamanda kamuoyudur. Öteki ülke vatandaşlarına kendi ülkesi ile ilgili bilgi vermek ve ülke ile ilgili istenen düşünceleri benimsetmek amaçlanmaktadır. Kamu diplomasisinde birinci ve ikinci dünya savaşı dönemlerinde ülkeler tarafından zorlayıcı, caydırıcı ve koruyucu askeri; borç verme, yatırım yapma, yardım etme gibi ekonomik sert güç araçları kullanılmıştır. Soğuk savaş döneminde ise “yumuşak güç” kavramı öne çıkmış, kamu diplomasisi dönüşerek modern bir bakış açısı kazanmış, hedef ülkede yaşayanlar ile iyi ilişkiler geliştirmek amacıyla kültürel ve sosyal ilişkilerin ağırlık kazandığı yeni bir kamu diplomasisi anlayışı doğmuştur. Bu dönemde bilim, kültür ve eğitimin önemi artmış, küreselleşme ve ticaretin ivme kazanması şirketlerin de kamu diplomasisinde önemli birer aktör olarak ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Özellikle ülkelerin de markalaşarak fikir, değer ve kültürünün kabul görmesini sağlama süreci olan “ulus markalama” kavramı; ülke imajının oluşturulması, dönüştürülmesi, algıların yönetilmesi gibi eylemlerin gerekliliğini ve ülkeye bağlı uluslararası ticari markaların da bunu etkin bir şekilde yapabileceğini ortaya koyan bir nosyon oluşturmuştur.

Bu bağlamda ticari arabuluculuk uygulamalarının uluslararası bir nitelik kazandığı Singapur Konvansiyonu, imzalayan devletlerce uluslararası hukuki bağlayıcılığı olmasının yanı sıra uluslararası ticareti iyileştirmeye, ülkeler arası iyi niyet geliştirmeye ve hatta kültürel olarak ülkenin tanıtımına yönelik çok yönlü bir anlaşma olarak görülebilir.

1 Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi.

Bu çalışmada Singapur Konvansiyonu’nun uluslararası ticari uyuşmazlıklarda sağladığı kazanımların yanı sıra diğer yararlar da ortaya konularak kamu diplomasisi açısından sağladığı avantajlar sıralanmaya çalışılacaktır.

Öncelikle fikirlerin dolanımı, ülkenin kendini ifade edebilmesi, uluslararası alanda saygınlık kazanma, ülkenin kendini tanıtması, ilişkilerin inşa edilmesinde uluslararası birliklere üye olma, bu birliklerin yaptığı ortaklıklara katılma kamu diplomasisi açısından önem arz etmektedir. Türkiye’nin de halihazırda ithalat-ihracat yaptığı ve yapabilme potansiyeli olan ülkelerin de Birleşmiş Milletler bayrağı altında imzaladığı bir konvansiyonda yer alması ticari uyuşmazlıklarda hukuki olarak kendini ifade edebileceği bir alan açılmasının yanı sıra bahsi geçen konularda da yeni bir zemin oluşturmaktadır.

Singapur Konvansiyonu’nun yararlarından biri arabuluculuk kurumunun bir üstünlüğü olan dostane çözüm yönteminin uluslararası boyutta uygulanabilmesine imkân tanımasıdır. Mahkeme yoluna gidildiğinde yargılama süreçlerinin uzun olması, kararlarında kazanan ve kaybeden gibi uç kutupların olması ticari ilişkilerin zedelenmesi sonucunu doğurabilir. Arabuluculuk uygulamasında tarafların masadan memnun ayrılması esastır. Kamu diplomasisinde ilişkilerin öne çıktığı göz önünde bulundurulduğunda konvansiyon, ticari ilişkilerin devamlılığı açısından olumlu bir çözüm pratiğidir. Aynı zamanda konvansiyondaki arabuluculuk uygulaması uluslararası yargılamaya bir alternatif niteliği taşımaktadır.

Ticari kurumların yargılamaya gitmesi durumunda yaşayacakları olumsuzluklar ve beklenilene uygun olmayan yargı kararlarından memnuniyetsiz bir şekilde ayrılma ihtimalinden uzaklaşarak, tarafların ortak irade ve yumuşak güç için en önemli kavram olan rızası ile sonuçlanabilecek bir yöntemi kullanma olanağı buldukları ifade edilebilir.

Ticari kurumlar etkinliklerini yerine getirirken ve kendilerini hukuki olarak temsil ederken aynı zamanda ülkeleri ile ilgili mesajlar da vermektedir. Bu bağlamda Singapur Konvansiyonu’nun getirdiği ticari arabuluculuk uygulaması ile uzun mahkeme süreçlerinin ve alınan kararların doğuracağı olumsuz sonuçların hem kurum açısından marka imajı dolayısıyla ülke imajının zedelenmesi ile yaşanacak itibar kaybının önüne geçilmiş olacaktır. Türkiye’nin ticari rekabette yaşayacağı dezavantaj ve değer kaybı da önlenmiş olacaktır. Özellikle küresel iletişim çağında olunduğu düşünüldüğünde konuyla ilgili yaşanabilecek ve dünyanın her yerine hızla yayılabilecek krizler konusunda önleyici bir yaklaşım sergilenmiş olacaktır. Bu oluşumun içinde yer alarak çözüm odaklı bir yaklaşım sergilenmesi aynı zamanda yabancı yatırımcıların Türkiye’ye güven duyması ve ticari ilişkilerin gelişmesi açısından da avantaj teşkil edecektir.

Aynı zamanda konvansiyonun kapsamı altında kendi hukuki usul kurallarını muhafaza ederek anlaşmayı yerine getirecek olmak ülkenin uluslararası alanda hukuki kültürünü ve kimliğini koruyarak iyi ilişkiler kurma, milletler arası barış ve küresel ekonomik barışa katkıda bulunmasını sağlayacaktır. Bu durum yine ülkeyi ticari kurumlarının menfaatini desteklerken uluslararası ilişkilerini kendi iç ilişkilerini bozmadan sağlaması açısından müspet bir konuma getirir.

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK

GÜNCEL MESELELER SEMPOZYUMU BİLDİRİ ÖZETİ E-KİTABI

Konvansiyona üye ülkelerin uluslararası ticari arabuluculuk faaliyetleri tarafsız arabulucular eliyle yapılır, tarafların belirlediği yer ve zamanda yapılır. Bu durum konvansiyona üye ülkelerin birbirlerine yönelik seyahat hareketliliği ile halkların birbirleriyle iletişim kurmasında bir fırsat ve vasıta olarak görülebilir.

Arabuluculuk görüşmeleri için ziyaret edilecek ve Türkiye’ye kabul edilecek ülkelerle aynı zamanda kültürel temas da kurulmuş olacaktır. Arabuluculuk kurumunun Türkiye tarafından iyi işletilmesi, arabulucu konumda ise tarafsızlığını koruması, konuklarını hakkıyla ağırlaması ve memnun uğurlaması ile ülke insanının dostane bir karaktere sahip olduğu hakkında izlenim yönetimi yapılmış olacak, aynı zamanda ülke insanına yönelik önyargıların giderilmesinde bir vesile olabilecektir. Bu da beraberinde ticari olduğu kadar sosyokültürel olarak ve sivil ziyaretler için cazip bir ülke olunduğu

İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz ve kullanıcı deneyimini geliştirebilmek için internet sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Çerez kullanımını kabul edebilir, ayarlarınızdan çerezleri silebilir veya engelleyebilirsiniz. Çerezler hakkında detaylı bilgi almak için Çerez ve Cookie Aydınlatma Metni'ni incelemenizi rica ederiz.